ABD Hazinesi'nin 19 Ağustos'ta uzun vadeli tahvillerde likidite desteği amacıyla geri alım işlemlerinin üst sınırını 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkardığı açıklandı. 9 Eylül-4 Kasım döneminde uygulanacak olan bu genişletilmiş programın 10 ila 30 yıl vadeli nominal kağıtları kapsayacağı belirtildi. Duyurunun ardından 30 yıllık tahvil faizleri kısa süreli bir gerileme yaşasa da, sonraki seansta 30 yıllık tahvil faizleri yüzde 5,24'e, 10 yıllık tahvil faizleri ise yüzde 4,696'ya yükseldi.
Tahvil faizlerindeki bu hareketin döviz piyasasına yansımasıyla dolar endeksi, 29 Mayıs'tan bu yana en düşük seviye olan 98,72'ye geriledi. Doların zayıflamasıyla birlikte ons altın yüzde 0,49 artışla 4.540,72 dolara, Bitcoin ise yüzde 8,27 yükselişle 74.936 dolar seviyesine ulaştı. Gümüş ise 68,93 dolar seviyesinde işlem gördü.
Piyasa analizlerinde, ABD Hazinesi'nin borç artışını yavaşlatacak mali adımlar yerine tahvil geri alımlarına odaklanmasının dolardan uzaklaşma eğilimini güçlendirebileceği ifade edildi. Swissquote Kıdemli Analisti Ipek Ozkardeskaya, yabancı resmi kurumların ABD Hazine tahvili sahipliğinin subprime krizinden bu yana yüzde 40'tan yüzde 12'ye gerilediğini, bu durumun piyasayı özel yatırımcılara daha fazla bağımlı hale getirdiğini belirtti. Ozkardeskaya, bu gelişmenin ABD varlıklarına duyulan güveni zayıflatabileceği görüşünü paylaştı.
Fed ve Hazine arasındaki politika farklılıkları piyasadaki oynaklığı artırırken, Fed yetkililerinden Musalem'in enflasyonu 18 ay içinde yüzde 2'nin altına indirme hedefi ile Hazine Bakanı Bessent'in güçlü dolar politikası vurgusu öne çıktı. ABD hisse senedi endeksleri önceki seansta yüzde 1'e yakın kayıpla kapanırken, Walmart'ın mağaza satış büyümesinin son altı yılın en düşük seviyesine gerilediği ve şirket hisselerinin yüzde 9 değer kaybettiği kaydedildi.
Borsa İstanbul'da son işlem günü yüzde 0,43 kayıpla 14.396,54 puandan kapandı. Bankacılık endeksindeki yüzde 1,70'lik düşüş endeks üzerinde belirleyici olurken, sanayi ve holding endekslerinin yükselişte kalması satışların geneline yayılmadığını gösterdi. Goldman Sachs stratejisti Friedrich Schaper ise tahvil geri alımlarının etkisinin, makroekonomik koşullarda değişim olmadığı sürece sınırlı kalabileceğini belirtti.