Almanya hükümeti, istihbarat servislerinin yetkilerini genişleten ve operasyonel kabiliyetlerini artırmayı hedefleyen 'istihbarat servisi yasası' reformu tasarısını kabul etti. Hükümet Sözcü Yardımcısı Sebastian Hille, tasarının temel amacının ulusal egemenliği korumak, güvenlik düzeyini artırmak ve Alman istihbarat teşkilatlarının yetki ve becerilerini Avrupalı ortakların performans düzeyine uyumlu hale getirmek olduğunu belirtti.
Yeni düzenleme kapsamında, iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) ve dış istihbarattan sorumlu Federal İstihbarat Servisi (BND), belirli ve yasal olarak sınırlandırılmış durumlarda ilk kez operasyonel müdahale hakkı kazanacak. Reformun özellikle BND'nin siber saldırılar ve dezenformasyon faaliyetlerine karşı daha etkin hareket etmesini sağlaması hedefleniyor. Ayrıca, istihbarat servislerinin elde ettiği bazı verilerin daha uzun süre saklanabilmesi planlanıyor.
İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Rusya kaynaklı casusluk, sabotaj ve saldırılar gibi artan hibrit tehditlere karşı istihbarat servislerinin 'gerçek istihbarat servisleri' haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Dobrindt, operasyonel yetkilerin artırılmasının modern devlet terörü ve aşırıcı gruplarla mücadelede kritik olduğunu ifade etti. Buna karşın, yakalama ve gözaltına alma gibi görevlerin polisin sorumluluğunda kalmaya devam edeceği belirtildi.
İstihbarat Servislerinin Koordinasyonundan Sorumlu Devlet Bakanı Nina Warken, Almanya'nın güvenlik alanında dost ülkelerin desteğinden sürekli bekleyemeyeceğini ve teşkilatların diğer Avrupalı ortakların gerisinde kalmaması gerektiğini ifade etti. Federal Parlamento İstihbarat Servisleri Denetim Komitesi Başkanı Marc Henrichmann ise askeri alandaki değişimlerin ardından istihbarat servislerinde de benzer bir dönüşümün yaşanması gerektiğini belirtti.
Reformun içeriği hakkında bazı kaynaklar, bu değişikliğin istihbarat servislerinin sadece bilgi toplayan yapılardan aktif müdahale yetkisine sahip yapılara dönüşeceğini aktardı. Ancak bazı uzmanlar, istihbarat kuruluşlarının operasyonel müdahale yetkilerinin genişletilmesinin, güvenlik kurumları arasında uzun süredir uygulanan geleneksel görev dağılımını zayıflatabileceği konusunda endişelerini dile getirdi.