Avustralya hükümeti, göç oranlarını kontrol altına almak amacıyla vize kurallarını sıkılaştırma kararı aldı. Yeni düzenlemeler kapsamında, ülkede yasal kalış süresini aşan turistlerin göçmen gözaltı merkezlerine yerleştirilmesi ve ardından sınır dışı edilmesi planlanıyor. Dışişleri Bakan Yardımcısı Matt Thistlethwaite, vize ihlali yapan yabancıların sayısının 77 bine yükseldiğini belirterek, bu uygulamanın kural ihlallerine karşı caydırıcı bir mesaj taşıdığını ifade etti.
Göç Bakanı Tony Burke tarafından açıklanan yeni politikanın uygulanabilmesi için göçmen merkezlerinde 250 yeni yatak kapasitesi oluşturulacağı ve sahada denetim yapacak 100 yeni personelin istihdam edileceği bildirildi. Düzenleme, özellikle konut krizinin önüne geçmeyi hedefliyor. Burke, kalıcı olarak gelmek isteyenlerin kalıcı vizeye başvurması gerektiğini, geçerli vizesi olmayanların ise ülkeyi terk etmesi gerektiğini vurguladı.
Yeni kurallar çerçevesinde, doktora öğrencileri hariç, Avustralya'da öğrenim gören öğrencilerin aile fertlerini ülkeye getirmesi kısıtlanıyor. Ayrıca çalışma ve tatil vizeleri için kura sistemine geçiliyor. Mevcut uygulamada 18-30 yaş aralığındaki kişiler, ziyaretçi vizesiyle 3 ay çalışmaları halinde 2 yıl, 6 ay çalışmaları halinde ise 3 yıl kalma hakkı kazanabiliyor. Yeni sistemde bu kişiler, ikinci yıl kalmak için 45 bin kişilik, üçüncü yıl için ise 5 bin kişilik kontenjanı bulunan çekilişlere katılmak zorunda kalacak.
Düzenlemeden Güneydoğu Asya ve Pasifik ülkelerinin vatandaşları muaf tutulurken, gezginlerin kullandığı ziyaretçi vizelerine yönelik çeşitli kısıtlamalar getiriliyor. Avustralya'da 2015 yılından bu yana belirli suçları işleyenlerin daimi vizelerinin iptal edilmesini öngören politika değişikliği sonrası, göçmen gözaltı merkezlerindeki hükümlü sayısında artış yaşandığı kaydedildi.
Söz konusu kararlar turizm sektörü ve insan hakları savunucuları tarafından eleştirildi. Avustralya Turizm Endüstrisi Konseyi İcra Kurulu Başkanı Erin McLeod, turistlerin gözaltına alınmasının ülkenin misafirperver imajına ve ekonomisine zarar verebileceği uyarısında bulundu. Mülteci hakları savunucuları ise uygulamanın yasal ve insani güvenlik sorunları yaratabileceğini belirtti.