Türk resim ve edebiyatının çok yönlü sanatçılarından Bedri Rahmi Eyüboğlu, vefatının 51. yılında anılıyor. Asıl adı Ali Bedrettin olan sanatçı, Anadolu'nun geleneksel motiflerini, halk kültürünü ve gündelik yaşamını resimden şiire uzanan geniş bir yelpazede eserlerine taşıdı.
15 Mart 1911 tarihinde Giresun'un Görele ilçesinde dünyaya gelen Eyüboğlu, kaymakam ve milletvekili Rahmi Bey ile Lütfiye Hanım'ın beş çocuğundan ikincisi olarak dünyaya geldi. Çocukluğu, babasının görevleri nedeniyle Anadolu'nun farklı şehirlerinde geçti. Yazar Sabahattin Eyüboğlu ve Türkiye'nin ilk kadın mimarlarından Mualla Eyüboğlu'nun kardeşi olan sanatçı, ressam Eren Eyüboğlu'nun eşi ve hattat Mehmet Eyüboğlu'nun babasıydı.
Sanatçının eğitim hayatı, resim yeteneğinin Trabzon Lisesi yıllarında Zeki Kocamemi tarafından keşfedilmesiyle şekillendi. 1929 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'ne giren Eyüboğlu, burada Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı'nın atölyelerinde eğitim gördü. 1931-1933 yılları arasında Paris'te Andre Lhote'un atölyesinde çalışan sanatçı, fovist, empresyonist ve kübist akımları inceleyerek Henri Matisse ile Raoul Dufy'nin renk kullanımından etkilendi.
Türkiye'ye dönüşünün ardından D Grubu bünyesinde yer alan Eyüboğlu, 1937'de Fransız ressam Leopold Levy'nin asistanı olarak Akademi'de eğitmenlik yaptı. Kariyerinin başında kübist ve konstrüktivist yaklaşımları benimseyen sanatçı, zamanla yönünü minyatür, kilim, çini ve Hitit kabartmaları gibi yerel kaynaklara çevirdi. 'Halkın göz hizasında sanat' idealiyle üretimlerini tuvalin ötesine, doğrudan mimari yüzeylere taşıdı.
Eyüboğlu'nun mimariyle bütünleşen ilk çalışmaları 1940'lı yıllarda Ortaköy'deki Lido yüzme havuzu ve Ankara Opera Binası'nda gerçekleşti. 1943 yılında Lido Havuzu için ürettiği mozaik panolar, yapının geçirdiği dönüşümler nedeniyle günümüze ulaşamadı. Sanatçının eserleri, İstanbul'dan Paris'e kadar geniş bir coğrafyada kentsel hafızanın bir parçası olarak varlığını sürdürüyor.