AK Parti kurucularından, eski TBMM Başkanı ve eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ankara Hamamönü'ndeki ofisinde BBC Türkçe'ye verdiği demeçlerde partinin kuruluş ilkelerine dönmesi çağrısında bulundu. Arınç, sistemin düzeltilmesi gerektiğini vurgulayarak; ehliyet, liyakat ve istişareye önem verilmesi gerektiğini belirtti. Arınç, karar alma süreçlerindeki denetimsizliğe ve alınan kararların sürekli yeni kararnamelerle düzeltilmek zorunda kalmasına yönelik eleştirilerde bulundu. paragraph_2
Arınç, AK Parti iktidarını iki döneme ayırarak değerlendirdi. 2013 yılına kadar olan süreci sağlık, ulaştırma, enerji ve demokratikleşme alanındaki adımlar nedeniyle 'muhteşem' olarak nitelendiren Arınç, bu dönemin Avrupa Birliği standartlarında bir hukuk ve demokrasi anlayışını hedeflediğini ifade etti. Arınç, 2013 sonrası dönemde ise FETÖ gelişmeleri, Suriye'deki savaş, 15 Temmuz darbe girişimi, Çözüm sürecinin çökmesi ve Gezi Parkı eylemlerinin hükümetin dengesini etkilediğini savundu. paragraph_3
Siyasi geçmişine değinen Arınç, Milli Görüş hareketinin ilk partisi olan Milli Nizam Partisi'nde başladığını, Recep Tayyip Erdoğan ve diğer isimlerin siyasete girmesinde Necmettin Erbakan'ın katkısı olduğunu belirtti. Arınç, AK Parti'nin 'muhafazakâr demokrat' kimliğini benimsediğini ve Avrupa Birliği'ne yakın duruşun Milli Görüş'ten temel bir fark olduğunu aktardı. Arınç, Ergenekon davalarında hükümetin süreci desteklediği yönündeki iddiaları reddederek, bu davalardaki senaryoların iktidarı alaşağılamak için yapıldığını ifade etti. paragraph_4
Hukuk alanındaki gelişmelere değinen Arınç, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmamasının hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmadığını vurguladı. Arınç, partinin kuruluş dönemlerinde Avrupa Birliği standartlarında bir hukuk anlayışını hedef koyduklarını belirtti. Arınç ayrıca, Gezi Parkı protestolarını 'kalkışma' olarak tanımlayarak, bu sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan üzerinde derin bir etki bıraktığını dile getirdi.