Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak amacıyla İstanbul Beyoğlu'ndaki Galatasaray Meydanı'nda 1124. hafta eylemini gerçekleştirdi. İnsan Hakları Derneği (İHD) Kayıplar Komisyonu üyesi Sebla Arcan tarafından okunan basın açıklamasında, 30 Eylül 1993 tarihinde gözaltına alınan ve üç gün sonra cansız bedeni bulunan Ankara Altındağ Nüfus Müdürü Abdülmecit Baskın'ın dosyası gündeme taşındı.
Açıklamada, Abdülmecit Baskın'ın 41 yaşında ve üç çocuk babası olduğu belirtildi. Baskın'ın 30 Eylül 1993'te görevinden ayrıldıktan sonra özel harekât polisleri tarafından gözaltına alındığı ancak bu durumun başlangıçta inkâr edildiği ifade edildi. 3 Ekim 1993'te Gölbaşı'nda elleri arkadan bağlı ve ateşli silahla öldürülmüş halde bulunan Baskın'ın ailesinin, gerçeğin ortaya çıkarılması için uzun yıllar mücadele ettiği kaydedildi.
Baskın dosyasında 18 yıl sonra özel harekât polisi Ayhan Çarkın'ın itiraflarıyla yeni bir süreç başladığı aktarıldı. Çarkın'ın İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na verdiği ifadede, Baskın'ın İbrahim Şahin'in emriyle gözaltına alındığını ve özel harekât polisleri Ziya Bandırmalıoğlu ile Ayhan Akça tarafından öldürüldüğünü belirttiği belirtildi. Bu ifadelerin, jandarma tarafından hazırlanan olay yeri inceleme tutanağıyla örtüştüğü ifade edildi.
Yeni deliller doğrultusunda 2014 yılında Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, aralarında Mehmet Ağar, İbrahim Şahin ve Korkut Eken'in de bulunduğu 19 kişi hakkında dava açıldı. Kamuoyunda 'Ankara JİTEM Davası' olarak bilinen yargılama sürecinde, sanıkların silahlı örgüt faaliyeti kapsamında 18 kişiyi öldürmekle suçlandığı bildirildi.
Yargılama sürecine ilişkin verilen bilgilerde, 10 yıllık süreçte 41 hâkim ve 8 savcının değiştiği vurgulandı. Sanıklar hakkında 2019 yılında verilen beraat kararının ailelerin itirazı üzerine bozulduğu, ancak yeniden görülen davada 2023 yılında tekrar beraat kararı verildiği belirtildi. Dosyanın, zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldığı ifade edildi.
Eylem öncesinde, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı'nın 11. yıl dönümü dolayısıyla katliamda hayatını kaybeden barış savunucuları ve 'Barış Annesi' Meryem Bulut anıldı. Cumartesi Anneleri, zorla kaybetme davalarında somut delillere ve itiraflara rağmen soruşturmaların etkisiz bırakıldığını savunarak cezasızlığa son verilmesi talebini yineledi.