Fransa'da işçi sendikalarının çağrısıyla eğitim, ulaşım ve medya başta olmak üzere birçok sektörden çalışanın katıldığı genel grev ve protestolar, ülke genelinde 200'den fazla noktada gerçekleştirildi. Hayat pahalılığına karşı tepki gösteren ve maaş artışı ile kamu hizmetlerindeki bütçe kesintilerinin durdurulmasını talep eden göstericilere, Paris, Lille ve Rennes gibi kentlerde polis biber gazı ve copla müdahale etti. Lyon'daki eylemlerde ise 34'ü kolluk kuvveti olmak üzere toplam 40 kişinin yaralandığı bildirildi.
Gösterilere katılım sayılarına ilişkin resmi makamlar ile sendikalar arasında farklılıklar görüldü. Genel İş Sendikası (CGT), protestolara ülke genelinde yaklaşık 1,6 milyon kişinin katıldığını duyururken, Fransa İçişleri Bakanlığı yerel saatle 17.00 itibarıyla katılımcı sayısının yaklaşık 600 bin olduğunu açıkladı. Bazı kaynaklar ise İçişleri Bakanlığı verisini 575 bin olarak aktardı.
Başkent Paris'teki eylemler, Cumhuriyet Meydanı'nda bir orkestranın konseriyle başladı. Fransız bayrakları ve çeşitli sloganlar taşıyan protestocuların Millet Meydanı'na doğru yürüdüğü sırada emniyet güçleri müdahalede bulundu. Lille'de bazı göstericilerin yere yatırılarak gözaltına alındığı, Rennes'te ise barikatların kaldırıldığı belirtildi.
Protestoların temel gerekçeleri arasında çalışanların satın alma gücündeki kayıplar, düşük ücretler ve kamu hizmetlerine ayrılan kaynakların yetersizliği yer alıyor. CGT Genel Sekreteri Sophie Binet, asgari ücrette en az yüzde 10 artış yapılmasını ve emekli aylıklarının yükseltilmesini talep etti. Eylemlere Sarı Yelekliler hareketi ve öğrenciler de destek verdi.
Siyasi gerilim, Başbakan Sébastien Lecornu hükümetinin 2027 bütçesini parlamentodan geçirme sürecinde de derinleşiyor. Ülkedeki protestoların yanı sıra Fransa'nın 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5'i aşarak son 24 yılın zirvesine çıkması, siyasi istikrarsızlığın borçlanma maliyetleri üzerindeki etkisini gösterdi.