Esenler Belediyesi Prof. Dr. Sadettin Ökten Şehir Düşünce Merkezi ile Adamor Araştırma Merkezi iş birliğiyle 12 büyükşehirde gerçekleştirilen 'Türkiye'de Mahalle Kültürü, Komşuluk İlişkileri ve Aile Araştırması' sonuçları açıklandı. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Tekirdağ, Kayseri, Samsun, Trabzon, Erzurum, Malatya ve Gaziantep illerinde 1,5 yıl süren çalışma kapsamında, 25 yaş ve üzeri 1.622 kişiyle anket ve odak grup görüşmeleri yapıldı.
Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 89,2'si komşuluk kültürünün gelecekte zayıflayacağını öngörüyor. Sondakika.com'un aktardığı verilere göre ise katılımcıların yüzde 29,9'u komşuluk ilişkilerinin neredeyse sona erdiğini, yüzde 38,1'i büyük ölçüde zayıfladığını, yüzde 22'si ise zayıflamaya başladığını ifade etti. Komşuluk ilişkilerinin değişmediğini ve hâlâ önemli olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 8,9 olarak kaydedildi.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Feyza Korkmaz Sağlam, araştırmayı değerlendirirken toplumda bir çelişki yaşandığına dikkat çekti. Sağlam, katılımcıların yüzde 89,2'sinin gelecekte komşuluk bağlarının zayıflayacağını düşünmesine rağmen, yüzde 85'inin mevcut komşuluk deneyiminden memnun olduğunu belirtti. Bu durumun bireysel deneyimden ziyade, toplumsal bağların zayıflamasına yönelik genel bir endişeden kaynaklandığı ifade edildi.
Komşuluk bağlarının zayıflamasında etkili olan temel faktörler arasında hızlı kentleşme, apartman yaşamı, dijitalleşme ve toplumsal güven sorunları öne çıkıyor. Dr. Sağlam, dikey mimarinin insanları uzaklaştırdığını, dijitalleşme ve pandemi sürecinin gündelik etkileşimi azalttığını ve komşunun artık bir 'yabancı' veya 'tehdit' olarak algılanmaya başlandığını vurguladı.
Araştırmada mahalle aidiyetinin en düşük olduğu grubun gençler olduğu tespit edildi. Kariyer ve eğitim odaklı yaşam tarzı nedeniyle gençlerin komşuluğa vakit ayıramadığı, ilişkilerin ana yürütücüsünün ise orta yaş üzeri kadınlar ile çocuklu aileler olduğu belirtildi. Ayrıca katılımcıların yüzde 88,4'ü mahalledeki dayanışmanın azaldığını ifade ederken, dayanışmanın sadece düğün, cenaze ve hastalık gibi büyük olaylarda varlığını sürdürdüğü kaydedildi.