İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'Siyasal veya Askeri Casusluk' soruşturması kapsamında, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) bünyesindeki Entegre Mali İstihbarat Sistemi'ne (EMİS) yönelik yetkisiz işlemler ve sistem kayıtlarının güvenliğine ilişkin incelemeler yapıldı. İstanbul merkezli ve Ankara'da düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 6 şüpheliden 4'ü tutuklama, 2'si ise adli kontrol talebiyle İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.
Soruşturma kapsamında yapılan teknik incelemelerde, 2012-2018 yılları arasında MASAK'ın dijital altyapısının geliştirilmesi ve sürdürülmesi süreçlerinde FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin etkili olduğuna dair bulgulara ulaşıldı. EMİS yazılımının 2012 yılından itibaren AGMLAB A.Ş. tarafından geliştirildiği, bu şirketin MRD A.Ş. ve 667 sayılı KHK ile kapatılan Barış Ata A.Ş. ile ortaklık ve yönetim ilişkileri içinde olduğu tespit edildi.
Söz konusu şirketlerin bazı ortaklarının örgütün askeri, bilişim, savunma sanayii ve Jandarma mahrem yapılanmalarında sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği ve önemli bir kısmının 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde veya sonrasında yurt dışına çıktığı belirlendi. Sistem üzerinde yapılan incelemelerde, Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler Listesi'ne (PEP) ilişkin koruma sisteminin devre dışı bırakıldığı, ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yakınları ve bazı bakanlara yönelik sorgulamaların gerçekleştirildiği saptandı.
Adliyeye sevk edilen şüphelilerden eski MASAK Daire Başkan Yardımcısı İnönü Akgün Alp, Eda Aydoğan, Güner Eke ve Zehra Yılmaz tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilirken; Zeki Özcan ve Mehmet Yazıcı adli kontrol talebiyle sevk edildi. Soruşturma kapsamında toplam 22 şüpheli bulunduğu, bu kişilerden 16'sının yurt dışında olduğu bildirildi.
Soruşturma süreciyle ilgili olarak 2012-2018 yılları arasında MASAK Başkanı olarak görev yapan Mürsel Ali Kaplan, İbrahim Hakkı Polat ve Osman Dereli'nin gün içinde ifade vermelerinin beklendiği öğrenildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, devletin mali istihbarat ağına yönelik casusluk faaliyeti yürütenlerin hukuk önünde hesap vereceğini belirtti.