Sarıgül ailesine yönelik soruşturma kapsamında 19 Ekim'de tutuklanan gazeteci Murat Ağırel, kendisi hakkında değerlendirmelerde bulunan Yılmaz Özdil'e cezaevinden yanıt verdi. Ağırel, Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan 'Tatlı su gazetecisinden dersler' başlıklı yazısında, Özdil'in gazetecilik yöntemlerini ve tutuklanma sürecine ilişkin yorumlarını eleştirdi.
Yılmaz Özdil, 23 Ekim tarihli YouTube yayınında Ağırel'in tutuklanmasını değerlendirirken, gazetecilere 'Yazmayacağın bilgiyi öğrenmeyeceksin' tavsiyesinde bulunmuş ve Ağırel'in bazı belgeler konusunda 'tufaya düşürüldüğünü' savunmuştu. Özdil ayrıca, Ağırel ve benzer çizgideki gazetecilerin YENİ Partili isimlerin aleyhinde haber yapmadığını ileri sürmüştü.
Ağırel, Özdil'in bu yaklaşımını reddederek, bir gazetecinin önce bilgi toplaması, araştırması ve doğrulaması gerektiğini, ancak bu sürecin sonunda yayımlama kararı verebileceğini belirtti. Sinan Çampınar'ın gönderdiği SWIFT belgesiyle ilgili sürece değinen Ağırel, belgenin alt bilgilerini istediğini ve banka üzerinden doğrulama yapmaya çalıştığını, belge doğrulanmış olsaydı haberi yayımlayacağını ifade etti.
Özdil'in, Ağırel'in YENİ Partili siyasetçiler hakkında haber yapmayacağı yönündeki iddiasına karşı çıkan Ağırel; Mustafa Sarıgül ve oğlu Ömer Sarıgül'ün adının yasa dışı bahis iddianamesinde geçmesini haberleştirdiğini, ayrıca Özkan Yalım, Muhittin Böcek ve Manavgat Belediyesi ile ilgili çalışmalarını yürüttüğünü hatırlattı. Ağırel, 'Yolsuzluk yapanın partisi mi olur?' sorusunu yöneltti.
Özdil'in önerilerini 'korunaklı alanlarda gazetecilik yapmak' olarak nitelendiren Ağırel, araştırmacı gazetecilik konusunda eleştirilerde bulundu. Özdil'in 'Oslo'nun Sesi' gazetesinde çalışıyor olabileceğine dair ironik bir ifade kullanan Ağırel, dünya basın tarihinde birçok skandalın savcılar tarafından değil, gazeteciler tarafından ortaya çıkarıldığını vurguladı.