Yunan uzman Eftychios Damilakis, Türkiye'nin savunma sanayisindeki gelişiminin Ankara çevresinde yoğun bir stratejik, ekonomik ve teknolojik çıkar ağı oluşturduğunu ileri sürdü. Militaire adlı yayında yer alan analizinde Damilakis, Türkiye'nin savunma sanayisini yalnızca askeri donanım sağlamak için değil, aynı zamanda ekonomik güç ve diplomatik nüfuz elde etmek amacıyla sistematik bir araç olarak kullandığını belirtti.
Damilakis, Türk savunma ve havacılık şirketlerinin küresel ölçekte rekabet ettiğini vurguladı. ASELSAN, Baykar, TUSAŞ, ROKETSAN, STM ve Otokar gibi firmaların iç pazarın ötesine geçerek Avrupa tedarik zincirlerine katıldığını ifade eden uzman, bu şirketlerin eğitim, teknik destek ve yedek parça gibi kapsamlı paketler sunduğunu kaydetti.
İtalya ile yürütülen iş birliklerine dikkat çeken Damilakis, Leonardo ve Baykar arasında insansız hava araçlarının geliştirilmesi, üretimi ve bakımı konusunda devam eden ortaklığın basit bir ticari işlemden öte olduğunu savundu. Bu tür ilişkilerin Türkiye'yi Avrupa sanayi ekosistemine entegre ettiğini belirten uzman, HÜRJET ve Eurofighter projelerinin de Ankara'yı çok uluslu bir savunma ve siyasi çıkarlar ağına dahil ettiğini öne sürdü.
Türkiye'nin Batı dünyasının yanı sıra Suudi Arabistan, Katar, Pakistan, Azerbaycan ve Endonezya ile de ikinci bir ilişki ağı geliştirdiğini belirten Damilakis, bu durumun geleneksel silah pazarlarının ötesinde bir varlık oluşturduğunu iddia etti. Bu genişleyen ağın, Türkiye ile iş birliği yapan ülkelerin Ankara ile bağlarını koparmaktan kaçınmak için daha fazla neden bulmalarına yol açabileceği ifade edildi.
Savunma sanayisindeki bu gelişimin Yunanistan için doğrudan bir risk oluşturduğunu savunan Damilakis, Türk savunma sanayisinin gelişiminin sadece askeri dengeleri değil, aynı zamanda Atina'nın egemen haklarını savunurken ihtiyaç duyduğu uluslararası diplomatik destek ortamını da değiştirdiğini ileri sürdü. Analiz, Türkiye'nin Kanada'dan İtalya'ya, Almanya'dan İngiltere ve ABD'ye kadar uzanan geniş bir coğrafyada kurduğu diplomatik nüfuzun Yunanistan'ın hareket alanını kısıtladığı görüşünü paylaştı.